Reklam
Reklam

İZSİAD’dan ihracat ve sanayi üretimi değerlendirmesi

İhracatın artmasının Türkiye ekonomisinin dış pazarlardaki gücünü göstermesi açısından sevindirici olduğunu söyleyen İZSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Alaattin Yüksel, ihracat artışının tek başına sanayide güçlü bir büyüme anlamına gelmediğine dikkat çekti

İZSİAD’dan ihracat ve sanayi üretimi değerlendirmesi
Reklam
Yayınlama: 12.08.2026
Düzenleme: 12.08.2026 16:10
5
A+
A-

Türkiye’nin temmuz ayında ihracat rekoru kırmasına karşın sanayi üretimindeki gerilemeye dikkat çeken İZSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Alaattin Yüksel, ihracat artışının sürdürülebilir olması için üretim gücünün korunması gerektiğini söyledi. Yüksel, yüksek finansman maliyetleri ve artan işletme sermayesi ihtiyacının sanayicinin yatırım ve üretim kapasitesini baskıladığını belirtti

Sporun, İzmir’in kent kimliğinin önemli bir parçası olduğunu belirten Tugay, “Tarih boyunca İzmirli sporcular her branşta ülkemizin, şehrimizin gururu olmuştur. Bizlerin görevi de bu kadim kültürü yaşatmak, sporu kentimizin her köşesine yaymak, yeni tesisler kazandırmak. Bu yolda değerli kulüplerimizin ortaya koyduğu, doğru, halkla bütünleşik projelere her zaman destek vereceğiz. Hep birlikte birbirinden yetenekli gençlerimizi yetiştirip İzmir olarak yeni başarılara imza atacağız” diye konuştu.

Türkiye temmuz ayında 25,6 milyar dolarlık ihracatla bugüne kadarki en yüksek temmuz ayı ihracatına ulaşırken, son 12 aylık ihracat 278,6 milyar dolara çıktı. Buna karşılık TÜİK’in haziran ayı verileri sanayi üretiminin yıllık yüzde 1,4, imalat sanayi üretiminin ise yüzde 1,5 gerilediğini ortaya koydu. Bu verileri değerlendiren ve ihracattaki artışın Türkiye ekonomisi açısından son derece değerli olduğunu belirten İZSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Alaattin Yüksel, sanayi üretimindeki zayıflamanın ise dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

İhracat ile sanayi üretiminin birlikte ve sağlıklı biçimde büyümesinin esas hedef olması gerektiğini vurgulayan Yüksel, mevcut tablonun sanayicinin üretim koşullarında yaşadığı baskıyı gösterdiğini ifade etti.

Yüksel: İhracat rakamını üretimden bağımsız okuyamayız

İZSİAD Başkanı Yüksel, “Temmuz ayında ulaşılan ihracat rakamını son derece değerli buluyoruz. Ancak aynı dönemde sanayi üretiminin güç kaybettiğini görüyorsak burada rakamların arkasına bakmamız gerekiyor. İhracat artarken üretim aynı ölçüde büyümüyor, sanayicinin kapasitesini artırma ve yeni yatırım yapma iştahı zayıflıyorsa bu tablo bize üretim tarafında çözülmesi gereken yapısal sorunlar olduğunu söylüyor” dedi. Sanayide yaşanan güç kaybının tek bir nedene bağlanamayacağını ifade eden Yüksel, sıkı finansal koşulların özellikle işletme sermayesi ihtiyacı yüksek olan sanayi kuruluşları üzerinde önemli baskı yarattığını söyledi.

Yüksel: Sanayici bugün üretmek için daha fazla sermayeye ihtiyaç duyuyor

Yüksek enflasyonun yalnızca ürün fiyatlarını değil, işletmelerin üretimi sürdürebilmek için ihtiyaç duyduğu sermayeyi de büyüttüğüne dikkat çeken Yüksel, finansman maliyetlerinin bu nedenle sanayide çok daha belirleyici hale geldiğini ifade etti. Sanayicinin bugün aynı miktarda ham maddeyi almak, aynı üretimi gerçekleştirmek ve aynı stok seviyesini korumak için geçmişe göre çok daha yüksek işletme sermayesine ihtiyaç duyduğunun altını çizen Yüksel, “Buna yüksek finansman maliyetleri, enerji, iş gücü ve diğer üretim giderleri eklendiğinde firmaların üzerinde ciddi bir baskı oluşuyor. Şirket bu ortamda öncelikle mevcut üretimini ve nakit akışını korumaya çalışıyor, yeni makine yatırımı, kapasite artışı ve teknoloji yatırımı ise ikinci plana düşebiliyor” diye konuştu.

Yüksel: Kalıcı ihracat başarısının yolu güçlü sanayiden geçiyor

İhracattaki rekorların kalıcı hale gelmesi için üretim kapasitesinin, verimliliğin ve katma değerli üretimin de aynı anda güçlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Yüksel, ekonomi politikalarında sanayinin uzun vadeli rekabet gücünün öncelikli alanlardan biri olması gerektiğini ifade etti. Enflasyonla mücadeleden vazgeçmeden üretimi ve yatırımı koruyan bir denge kurmak zorunda olduklarını vurgulayan Yüksel, “Sanayicinin öngörülebilir koşullarda uzun vadeli yatırım kredisine ve işletme sermayesine erişebilmesi gerekiyor. İhracatçıya sağlanan finansman mekanizmaları güçlendirilmeli, yüksek teknoloji, dijitalleşme, enerji verimliliği ve katma değerli üretime yönelik yatırımlar daha güçlü biçimde desteklenmeli” dedi.

Ekonomide güven ve öngörülebilirliğin yatırım kararlarının en temel unsurlarından biri olduğunu belirten Yüksel, sözlerini şöyle tamamladı:

“Türkiye’nin ihracat potansiyeli çok güçlü. Ancak sürdürülebilir ihracatın arkasında sürdürülebilir bir üretim gücü olmak zorunda. Bizim hedefimiz yalnızca daha fazla ihracat yapan değil, daha yüksek katma değer üreten, teknoloji geliştiren, verimliliğini artıran ve istihdam yaratan bir sanayi yapısı olmalı. İhracattaki başarıyı üretimdeki güçlenmeyle desteklediğimiz zaman ekonomide gerçek ve kalıcı kazanımı sağlayabiliriz.”

Reklam
Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.